EKOL, SON 10 YILDA 10 İSTANBUL BÜYÜKLÜĞÜNDE YEŞİL ALANI KURTARDI

EKOL, SON 10 YILDA 10 İSTANBUL BÜYÜKLÜĞÜNDE YEŞİL ALANI KURTARDI

Ekol Lojistik, tüm dünyada kutlanan ‘21 Eylül Dünya Sıfır Emisyon Günü’nde ‘Yaşam İçin, Şimdi’ mottosuyla yeni dönem sürdürülebilirlik stratejisi ‘Proje 21’etkinliklerini başlattı. ‘Proje 21’ kapsamında düzenlenen webinarda Ekol’ün sıfır karbon emisyonu hedefi doğrultusunda yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi verildi.

Ekol Lojistik, sektöründe Türkiye’de ve Avrupa’da hizmet verdiği ülkelerde, sanayi şirketi olmamasına rağmen tamamen gönüllülük esasıyla karbon ayak izini hesaplayarak, uluslararası ISO 14064-1:2018 standardına göre doğrulatan ilk şirket oldu.

Ekol, 2008 yılında hayata geçirdiği düşük karbonlu ekonomiye hizmet eden sürdürülebilir iş modeli intermodal taşımacılık sayesinde, karbon emisyonlarını azaltarak son 10 yılda 10 İstanbul büyüklüğünde yeşil alanı dünyaya kazandırdı.

Dünya için en iyisi olma hedefiyle yürüttüğü çalışmalar kapsamında Ekol; 2007‘den bu yana Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi imzacıları arasında yer alarak, gönüllülük esası ile yer aldığı bu inisiyatifle birlikte; her yıl İlerleme Raporu yayınlıyor. Aynı zamanda 2012’den itibaren Kurumsal Karbon Ayak İzini uluslararası standartlara göre hesaplayıp müşterilerinin tedarik zincirinde yarattığı değeri sistemsel raporluyor. Düşük karbonlu teknolojiler ve ekipmanlarla donanmış filo ve liman yatırımlarıyla hizmet ağını genişletiyor. Enerji ve çevre tasarımında liderlik yaklaşımı ile geliştirerek devreye aldığı LEED Sertifikalı (Leadership in Energy and Environmental Design) tesislerleyeşil liman ve ofislere yaptığı yatırımları sürdürüyor. Avrupa’nın en büyük depolama alanlı yeşil tesisi Lotus’ta çatı Güneş Enerji Santrali  projesine tüm hızıyla devam ediyor. 2014 yılında, Türkiye’de Yeşil Ofis Diploması alan ilk lojistik firması olmayı başaran Ekol, çalışma alanlarının tamamını Yeşil Ofis programına uygun bir şekilde kuruyor.

ULUSLARARASI BAĞIMSIZ DENETİM

Avrupa Yeşil Mutabakatı sonrası ivme kazanan iklim krizi ile etkin mücadelede; hizmet sunduğu küresel üretici firmaların karbon emisyonları ve iklim krizine karşı verdikleri taahhüde paralel olarak  sera gazı envanterini  hesaplayan Ekol, 2020 Kurumsal Karbon Ayak İzini ISO 14064-1:2018 uluslararası standardına göre güncelleyerek, uluslararası bağımsız denetim şirketi Bureau Veritas’ ın denetimleriyle doğruluğunu tescil ettirdi. Doğrulama Beyanı; ulusal ve uluslararası Ekol iştiraklerinin tamamı olan 84 lokasyonla tüm taşıma modlarını içermesi ve kapsam 3 seviyesinde (tedarik zincirini de içeren) derinliği ve yaygınlığı açısından da alanında  bir ilk oldu. Ekol’ün kendi ürettiği hizmet (Kapsam 1) ve bunu üretirken kullandığı enerjiden kaynaklı emisyonlarının (Kapsam 2) yanı sıra tedarikçilerinden aldığı hizmetlere ilişkin emisyon hesaplarını (Kapsam 3) içerecek şekilde  detaylandırması da bu çalışmayı farklı kılıyor.

Ekol, bu doğrulama tescili ile birlikte; 2021 yılında inisiyatif alarak ilk kez yer aldığı Karbon Saydamlık Projesi (CDP Climate Change) İklim Değişikliği kategorisinde; iklim değişikliği ile mücadeleyi sürdürülebilirlik stratejisinin bir unsuru olarak nasıl ele aldığını da şeffaf bir şekilde raporladı.

EKOL, YEŞİL MUTABAKATA HAZIRLANIYOR : HEDEFİMİZ 2050’DE SIFIR KARBON EMİSYONU

Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat ile iklim krizine karşı etkin mücadelede yeni bir ekonomik sistem yarattığını, Ekol’ün  buna uyum yönetimi kapsamında bir çok öncü çalışma yürüttüğünü söyleyen Ekol Kurumsal Sürdürülebilirlik Direktörü Enise Ademoğlu Matbay, “Avrupa Birliği Yeşil Mutabakat gereği 2030’a kadar emisyonların yüzde 55 azaltılması, 2050’ye kadar da İklim Nötr  kıta olma hedefine ulaşılması için aksiyonlarımızı almaya başladık. 2030 yılına kadar 2020 baz yılı karbon emisyonlarımıza kıyasla; toplam emisyonlarımızı (Kapsam 1-2 ve 3) toplam ciro başına (tCO2e/ ciro EUR) %55 azaltmayı, Avrupa’da dolaşımda olan araçlardan kaynaklı toplam emisyonumuzu %75 azaltmayı hedefliyoruz. 2050 yılında da karbon nötr hedefimize ulaşmak için; Bilim Temelli Hedefler Girişimi (Science Based Targets) süreçlerine de geçmeyi programımıza alıyoruz.

Bu regülasyonlardan öncelikli etkilenecek; emisyon yoğun üretim yapan sektörler baştayken, lojistik sektörü olarak henüz doğrudan böyle bir regülasyona dahil değiliz ama bunun için bekleyemeyeceğimizi biliyoruz. İhracatımızın yüzde 50’sini Avrupa’ya gerçekleştiriyoruz. Faaliyette bulunduğumuz 13 ülkenin 12’si Avrupa’da. Düşük karbonlu hizmet üretmek, bizim için ticaretin bir şartı haline geldi. Gayemiz sonuçları yönetmek değil, süreci yönetmek. Bu nedenle 2008’de iş yapış şeklimizi; sürdürülebilir iş modeli olan intermodale çevirdik. Ekol operasyonlarının yüzde 65’ini taşımacılık oluşturuyor. Bunun da yüzde 85’i intermodal. Bununla birlikte ciromuzun ikinci en büyük hizmet alanı olan depolamada da yenilenebilir ve temiz enerji(GES) kaynakları kullanıyoruz. Bu sayede tüm değer zincirimizdeki karbon emisyon salımını azaltmış oluyoruz. Yeşil Mutabakat kriterlerinin uygulamaları hala lojistik sektörü için net  değil. Bunun için henüz yaptırımlar devreye girmedi. Biz, zorunlu uygulamalar  gelmeden proaktif  olarak yola çıktık. Bu dünya hepimizin. Yeni dönem sürdürülebilirlik stratejimiz için bir mottomuz var; ‘Yaşam İçin, Şimdi’ diyoruz. Eğer şimdi bu eylemleri gerçekleştiremezsek zaten çok geç kalınmış olacak. Gelecek nesilleri konuşabilmenin anahtarı şimdiden geçiyor. “ değerlendirmesinde bulundu.

Sürdürülebilirliğin lojistiğini de yapan Ekol’ün karbon ayak izinde kurum içi ve kurum dışı  paydaşlarına danışmanlık yaparak “Lojistikte  Karbon Bilirkişisi” olmayı amaçladığını ifade eden Ademoğlu, böylelikle müşterilerinin ana iş alanlarına odaklanmasını sağlayarak rekabette üstünlük avantajı yaratacaklarını belirtti.

YAŞAM İÇİN, ŞİMDİ

Tüm bunların sonucunda Ekol, “Yaşam İçin, Şimdi” sürdürülebilirlik çatı stratejisi kapsamında sürdürülebilirlik projelerini paylaşacağı Proje 21 etkinlikleri için düğmeye basıyor. Proje 21 yayınlarıyla Ekol; sürdürülebilirlik kültür dönüşümünü tüm paydaşlarına görünür kılacak bir platform oluşturacak. 

İlki 21 Eylül 2021 tarihinde Harvard Business Review Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Serdar Turan moderatörlüğünde gerçekleştirilen etkinlikte, Ekol Kurumsal Sürdürülebilirlik Direktörü Enise Ademoğlu Matbay, “Kurumsal Karbon Ayak İzi Yönetişim Programı”nı ayrıntılarıyla aktardı.

“Proje 21” etkinlikleri Sürdürülebilirlik Günü olarak kutlanacak ve her ayın 21’ inde tekrarlanacak. Bu etkinliklerin toplam süresi 21 dakika ile sınırlı tutulacak. 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ